Welcome to erhan's website!
"Temiz" kapitalizm var mıdır?
Bu iflas eden bir şirketin öyküsü değil, başarısız bir sistemin öyküsüdür."
Bu açıklama ABD’li ekonomist Paul Krugman’a ait. Krugman bu sözleri, ABD hükümetiyle olan bağları skandal yaratan ve bugünlerde iflas eden enerji şirketi ENRON yüzünden söyledi. Açıklama New York Times Gazetesi’nde geçen cuma yayınlandı. Ünlü ekonomist kapitalizmin "yolsuzluğun pençesinde pislendiğini" anlattı. insanın sorası geliyor tabii: Kapitalizm ENRON meselesinde olduğu gibi "yolsuzlukla" mı pislenir? "Temiz" kapitalizm temiz midir?
Soru şimdilik kenarda dursun.
Endonezya’dan mektup
11 Ocak tarihli Herald Tribune’u tuhaf bir sezgiyle sakladım. Çünkü Endonezya’yla ilgili haber ilginçti. Bilgi vermekten ziyade, "Aslında Endonezya islamî terörün yeni yuvası olabilir yani" gibi "tahmini" bir cümlenin altı doldurulmaya çalışıyordu sanki. Endonezya "terörist avcısı" ABD’ye birinci sayfadan şikayet ediliyor gibiydi. Niyeyse haber bendenize 11 Eylül öncesinde yayınlanan Afganistan’la ilgili haberleri hatırlattı. Hatırlarsınız, "Uçurtmayı yasakladılar", "Kadınları mahvediyorlar", "Bunların hepsi vahşi" meşrebinde haberlerdi. Niyeyse o haberler sayesinde bombalamanın bütün dünya gözünde meşrulaştığını düşünüyorum da... Neyse efendim, sonra Afganistan’ın bombalanması meselesinin ardında, hükümetle çok yakın bağları bulunan dev petrol ve gaz şirketi UNOCAL’ın Afganistan’da yapmayı düşündüğü büyük boru hattı projesi olabileceği konusunda ikiüç yazı yazdık. İşte bu yazılar için yaptığımız araştırmalar sırasında, Endonezya’yla ilgili haberi saklamakla isabet kaydettiğimizi anladık. Zira Endonezyalıların yaptığı ve UNOCAL’ın bu ülkede işlediği suçları anlatan internet sitelerine rastladık. Derken Endonezyalı arkadaşlarla biraz mektuplaşıp ayrıntıları öğrendik. Mektuplara göre mesele şöyle:
UNOCAL, 1968’de ülkeye gelip hükümeti de temsil eden Pertamina firmasıyla petrol işleme tesisleri kurmak üzere bir anlaşma imzalamış. Tesisler kurulurken Semangkok ve Marangkayu bölgelerindeki insanlar zor kullanarak yerlerinden edilmiş, mülksüzleştirilmiş, hayvanlar kurulan fabrikalardan sızan maddelerle zehirlenerek ölmüş vesaire vesaire. Rezillik yani. Yıllar geçmiş ve 1998’de mecliste güç bela kurulan bir araştırma komisyonunda Pertamina ve UNOCAL ortaklığında Suharto ailesinden kişilerin de olduğu ortaya çıkmış. Yani UNOCAL’ın işleri 1998’den sonra karışmış. Tıpkı Afganistan’daki gibi. Ve daha önce yazdığımız gibi UNOCAL temsilcisi 1998’de ABD Kongresi’nde hükümetin artık iş yapamadıkları Afganistan’a müdahale ederek kendi "iş başarılarına" yardım etmesini istemişti. Yani Herald Tribune’daki haber yeni bir müdahalenin davetiyesi mi acaba? Çok mu uzak bir bağlantı? Bilmem ki.
Birmanya maceraları
Derken UNOCAL mektuplaşmamızı Birmanya’ya da uzattık. (Burma ya da Myanmar diye de bileceğiniz) Birmanya’dan gelen mektuplara göre, UNOCAL burada askeri diktatörlüğe açıktan para vererek ve anlaşmalar imzalayarak yıllardır kendisine "esir işçiler" ayarlıyormuş. Diktatörlük bu işbirliğinden yılda 400 milyon dolar para kazanıyormuş ve UNOCAL bu karlı vaziyet nedeniyle yönetim yerini ABD’den Birmanya’ya kaydırmayı planlıyormuş. Birmanyalı arkadaşlar bunun ABD yasalarından kaçmak için bir numara olduğunu söylüyor.
Baştaki soru şuydu: Kapitalizm "yolsuzlukla" mı kirlenir? Yoksa "temiz" kapitalizm zaten yeterince pis midir? Bir cevabınız var mı?
Date: 23 January 2007, Tuesday
Comments (0) | Add Comment
